Afetzede bayanlar: 'Sorunlarımız büyük, gereksinimlerimiz karşılanmıyor, inançta hissetmiyoruz' - Yerel HaberlerYerel Haberler

26 Şubat 2024 - 04:46

Afetzede bayanlar: ‘Sorunlarımız büyük, gereksinimlerimiz karşılanmıyor, inançta hissetmiyoruz’

Deprem felaketinin ardından Türkiye ve Suriye’deki kadınlar, tuvalet ve sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlara erişimde güçlük çekiyor.

Afetzede bayanlar: ‘Sorunlarımız büyük, gereksinimlerimiz karşılanmıyor, inançta hissetmiyoruz’
Son Güncelleme :

17 Şubat 2023 - 4:30

47 views

Afetzede kadınlar: ‘Sorunlarımız büyük, ihtiyaçlarımız karşılanmıyor, güvende hissetmiyoruz’

Çağıl Kasapoğlu & Fundanur Öztürk

BBC Dünya Servisi

Erkekler ve kadınlar felaketleri farklı yaşıyorlar.

Türkiye ve Suriye’yi vuran depremlerden sağ kurtulan birçok kadın, felaketten hemen sonraki yardımların “cinsiyet körlüğünden” şikayet ederken, bazıları aşırı kalabalık barınaklarda, kendilerinin ve çocuklarının güvenliğinden kaygı duyarak yaşıyor.

Kadınlar için ayrı tuvaletlerin, hijyen ürünlerinin, yıkanma alanlarının ve anne sağlığı hizmetlerinin azlığı, Türkiye ve Suriye’de toparlanmaya çalışan kadın depremzedelerin karşılaştığı ilk zorluklar arasında.

Adana’da afetzede Nurcan Sayılır “Kadınlar olarak en çok ihtiyacımız olan şey seyyar tuvaletler” diyor. Sayılır şimdi 76 yaşındaki yatalak annesiyle bir barınakta yaşıyor. Sadece canlarını kurtarabilmişler.

“Tüm erkekler ve kadınlar aynı tuvaleti kullanıyor. Çok kalabalık, hastalık kapmaktan endişe ediyorum” diyor.

Zorluklar

Gaziantep’te Emer Özkılsız da, depremden sonraki ikinci haftada aynı zorluklardan bahsediyor.

“Çok pis. Yıkanamıyorum, çocuklarımı yıkayamıyorum. Sadece kendimizi ıslak mendillerle silmeye çalışıyoruz” diyor ve “Hijyenik pedimi değiştirecek bir yer bulmakta zorlanıyorum” diye de ekliyor.

Emine Türker Gaziantep’te bir bekar anne. Deprem vurduğunda kendisini ve biri beş, diğeri de üç yaşındaki iki çocuğunu kurtarmayı başarmış.

“İlk gece parkta, derme çatma bir barınakta kaldık. Yağmur yağıyordu. Yardım dağıtıldığında karışıklık oldu. Tüm kıyafetlerimiz kirlendi ve yıkayacak yerimiz de yok. Hiçbir şeyimiz yok. İnsanlar kaygılı, korkmuş halde” diyor.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) kadınlara yönelik yardıma öncelik veren kuruluşlardan biri.

Kuruluş, Türkiye’de felaketten etkilendikleri tahmin edilen 15 milyon kişi arasında 214 binden fazla hamile kadın olduğunu ve bunların neredeyse 24 bininin bir ay içinde doğum yapmasının beklendiğini söylüyor.

Deprem bölgesindeki UNFPA ekibi için iletişim uzmanlığı yapan Zeynep Atılgan Özgenç “Zaten ağır bir travma yaşıyorlar. Kadınların barınma ve güvenlik gibi diğer büyük sorunlarla uğraşırken, bir yandan da hem kendilerinin hem de çocuklarının temel ihtiyaçları için kaygılanmasını istemiyoruz” diyor.

“Hamile kadınlara ve yeni annelere temizlik ve annelik kitleri dağıtıyoruz” diye de ekliyor.

Bu kitlerin içinde, bir sabun, diş fırçası, dış macunu, iç çamaşırı, hijyenik ped, bir bebek battaniyesi, hazır bezler ve lohusa pedi var.

Güvenlik riski

Felaketin hemen ardından, Türkiye ve Suriye’deki kadınların yaşamlarını yeniden kurmak için güvenli yerlere erişimi büyük bir zorluk. Bir çoğu geceleri dışarıda geçirmek zorunda kaldı.

Barınakların çoğu açık ve kalabalık yerlerde yer alıyor ve bu durum kadınlar için potansiyel bir risk yaratıyor.

ActionAid adlı yardım kuruluşunun Arap bölgesindeki Bölgesel İletişim ve Kampanya Başkanı Sabine Abiaad Beyrut’tan BBC’ye yaptığı açıklamada “Cinsel şiddet tehdidine açık haldeler. Bu, 2015’teki depremde Nepal’de de yaşandı. Kadınların mahremiyetinin ve ayrı tuvaletlerinin olmaması, tuvaletlerin ve yıkanma yerlerinin kadınlar ve kız çocukları için güvensiz alanlar olmasını beraberinde getirdi” dedi.

Nisan 2015’te Nepal’de 7,8 büyüklüğünde bir deprem olmuştu. Güney Asya Hukuk Politikaları ve Sosyal Araştırma Güncesi adlı bilimsel yayında yer alan bir çalışmaya göre, depremden sonra geçici barınma alanlarında kadınlar ve kız çocuklarına karşı şiddet ihbarlarında artış oldu.

Emel Özkılsız Gaziantep’teki barınağında “Tabii ki hem kendi güvenliğimden hem de çocuklarımın güvenliğinden kaygılıyım” diyor.

“Çadırın fermuarı her açıldığında birinin gireceğinden korkuyorum. Çocuklarımı korumak için geceleri uyumuyorum. Bir kadın olarak beni anlamanız gerek. Aşırı derecede tedirginiz. Psikolojik anlamda depresyondayız. İş yok, para yok.”

Zeynep Karakurt, Gaziantep’teki Masal Park barınağında bir gönüllü. “Böyle kalabalık geçici barınma alanlarında yaşamanın çok ciddi güvenlik riskleri var” diyor.

“Tehdit altında hissediyorlar. Örneğin, yemek sırasına girdiklerinde, arkalarında bir erkek varsa tedirgin oluyorlar. Burada polisler var ama yine de korkuyorlar. Ayrıca çocuklarının istismar edilebileceğinden kaygılılar.”

ActionAid’den Sabine Abiaad’ın Kuzey Suriye ve Türkiye’deki kadınlarla ilgili bir başka uyarısı var.

“Bazı durumlarda, istismar ve kaçırılma tehdidine daha açık oluyorlar. Alandaki çalışmalarımızdan, kadınların sadece pijamalarıyla sokaklarda kaldıklarını biliyoruz. Risk altındalar.”

‘Suriyeli kadınlar aynı ilgiyi görmüyor’

Suriye’nin kuzeyinde ise durum daha da kötü.

Suriye’de zaten evlerinden olmuş milyonlarca kişi vardı ve bunların neredeyse % 90’ı depremden önce de insani yardımlara bağımlı halde yaşıyordu.

Halep’ten BBC’ye bilgi veren UNFPA Suriye temsilcisi Dr. Himyar Abdülmoghni’ye göre Kuzey Suriye’de depremden etkilenen 6 milyondan fazla kişi arasındaki kadınların 1,5 milyonu üreme çağında.

“Kısıtlı erişim yüzünden Suriye’de aynı ilgiyi ve yardımı görmüyorlar ve kadınların ihtiyaçları insanların öncelik verdiği bir şey değil.”

UNFPA’nin Suriye’deki seyyar ekipleri, depremden etkilenenlere yardım kitleri ve sağlık hizmetleri sunuyor ama bu yeterli değil.

‘Kadınlar sadece mağdur değil, mücadelecidirler de’

ActionAid’den Sabine Abiaad her iki ülkedeki felaketlerin ardından, zorla çocuk yaşta evliliklerde ve çocuk işçilikte potansiyel artış uyarısında bulunuyor.

“Çocuk yaşta evlilik, ekonomik durumun ve geleneklerin bir sonucu. Bazı çocuklar okullarını, evlerini, ailelerini kaybetti. Kuzey Suriye’deki bazı çocuklar ev ya da okulun anlamını bile bilmiyor” diyor.

Gözlemcilere göre ekonomik kaynak ve istihdam eksikliği, ev işlerinin yükü ve çocuk bakımı nedeniyle kadınlar ve kız çocukları felaketlerden sonra çok daha yavaş toparlanıyor.

Gaziantep’teki gönüllü Zeynep Karakurt “Çadırlarda erkekler de olmasına karşın, çocuk bakımının yükü burada kadınların üzerinde. Bu toplumlarda kadınlara biçilen rol bu” diyor.

Deprem bölgesinde BBC’ye konuşan çok sayıda kadın aynı kaygıları dile getiriyor. Yaşamlarını ve çocuklarını kendi ayakları üzerinde durarak yeniden kuracaklar ama bu “zaman alacak”.

Sabine Abiaad “Ama önemli bir şeyi de vurgulamalıyım” diyor.

“Kadınlara sadece mağdur olarak bakmamalıyız. Kadınlar ve kız çocukları mücadelecidir. Daima bunu ve kadınların yardım çalışmalarında hep önemli bir liderlik rolü oynadığını vurgulamalıyız.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.