Bilecik'te gerçekleştirilen "Yaşayan Miras Şöleni", Türkiye'nin dört bir yanından gelen ve unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin son temsilcisi olan usta çınarları bir araya getirdi. Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen şölenin en çok ilgi gören ismi, Bolu'nun Göynük ilçesinden katılan 55 yıllık tahta kaşık ustası Macit Yayla oldu. Dededen toruna üç kuşaktır şimşir ağacını sanat eserine dönüştüren Macit Usta, tek bir şimşir kaşığın sofraya gelene kadar tam 13 farklı el işçiliği aşamasından geçtiğini belirterek zanaatının lojistik zorluğunu gözler önüne serdi.

Yaşayan Miras Şöleni'nde Bolu'dan katılan Macit Yayla, 55 yıldır şimşir ağacından tahta kaşık yaptığını anlatarak, "Bir kaşık yapılıncaya kadar 13 defa elden geçiyor" dedi.

Bu etkinlikte yurdun dört bir yanından gelen unutulmaya yüz tutmuş meslek erbapları hünerlerini sergiledi. Macit Usta, dedesinden babasına kalan, ondan da kendisine kalan bu mesleği 55 yıldır sürdürdüğünü anlatarak, "Her ağaçtan kaşık olur ama şimşir ağacından olan kaşığı hiçbir ağaç tutmaz. Bunun özelliği bu. Yağ çekmeyen, su çekmeyen bir ağaçtır. Bunun için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz, yakmadığınız sürece. Yapımı tamamen el işçiliği. Makinelerde biz yapamıyoruz çünkü ona alışmadığımız için kaşığı bitiremiyoruz makineyle. Bizim işimiz tamamıyla yüzde 100 el işçiliği, hiçbir makine kullanmadan yapılıyor" dedi.

Bir ağaçtan sadece iki kaşığın çıktığını anlatan Macit Yayla, "Şimşir zaten çok büyük bir ağaç değil. Bir şimşiri ortadan yardığım zaman iki kaşık çıkar. Bunun bir şekil verme aşaması var. Tasarladıktan sonra tekrar kesme işlemi var, içini oyma işlemi var, törpüleme, zımparalama var. Yani bir kaşık 13 defa elden geçer. 14'üncü aşamada artık ortaya çıkmış olur. Diyebiliriz ki bir şimşir kaşığının yapım süresi yarım saat veya üzeri. Tabii o kaşığın büyüklüğüne veya küçüklüğüne göre değişiyor. Talep çok. Hele son zamanlarda şimşire olan rağbet fazla" dedi.