Tunç Soyer: Osmaniye'de Mart Başına Kadar 200 Konteynerlik Bir Kent Kuracağız - Yerel HaberlerYerel Haberler

24 Şubat 2024 - 09:51

Tunç Soyer: Osmaniye’de Mart Başına Kadar 200 Konteynerlik Bir Kent Kuracağız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, mart başına kadar Osmaniye’de 200 konteynerlik bir kent kuracaklarını, bölgede kırsal kalkınma için de harekete geçtiklerini belirterek, “Biliyoruz ki Osmaniye’de vatandaşlarımızın mağduriyeti devam ettikçe İzmir’de bizim yüzümüzün gülmesi mümkün değil. Bu kardeşlik bağını pekiştirmemiz, güçlendirmemiz, birbirimize sahip çıkmaya devam etmemiz lazım” dedi.

Tunç Soyer: Osmaniye’de Mart Başına Kadar 200 Konteynerlik Bir Kent Kuracağız
Son Güncelleme :

19 Şubat 2023 - 11:54

81 views

Tunç Soyer: Osmaniye’de Mart Başına Kadar 200 Konteynerlik Bir Kent Kuracağız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, mart başına kadar Osmaniye‘de 200 konteynerlik bir kent kuracaklarını, bölgede kırsal kalkınma için de harekete geçtiklerini belirterek, “Biliyoruz ki Osmaniye‘de vatandaşlarımızın mağduriyeti devam ettikçe İzmir‘de bizim yüzümüzün gülmesi mümkün değil. Bu kardeşlik bağını pekiştirmemiz, güçlendirmemiz, birbirimize sahip çıkmaya devam etmemiz lazım” dedi.

Tunç Soyer, Kahramanmaraş merkezli depremde zarar gören 11 ilden, genel afet koordinasyonunu İzmir‘in üstlendiği Osmaniye‘de bugün basın toplantısı düzenledi. Cebelibereket Şehit Ali Alkan Ortaokulu bahçesinde kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, CHP Osmaniye Milletvekili Baha Ünlü, Osmaniye İl Başkanı Şükret Çaylı ve ilçe başkanları da katıldı.

“ASIL ÇALIŞMAMIZ GEREKEN MESELE, DEPREMİN TRAVMASINI ATLATTIKTAN SONRASIDIR”

Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin afet bölgesinde yaptığı çalışmaları aktararak, “Depremin yaraları daha çok taze. Çok büyük acılar, dramlar yaşanıyor. Biz, bir yandan bugüne dair neler yapmalıyız, bir yandan Osmaniye’de kısa, orta ve uzun vadede neler yapılması gerektiğini görüşüyoruz. Burada verdiğimiz hizmetin kalitesini büyütecek çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Ama bizim asıl çalışmamız gereken mesele, depremin travmasını atlattıktan sonrasıdır” diye konuştu.

Cebelibereket Okulu’nun bahçesindeki koordinasyon merkezinde günde 2 bin kişiye yemek veren bir mobil mutfağın bulunduğunu dile getiren Soyer, şunları söyledi:

“MİKROSKOPLA İZMİR’E BAKARKEN TELESKOPLA OSMANİYE’YE BAKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Çok temel birimlerimizi buraya taşıdık. Her gün sayısı artan bir ekibimiz var. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden Fen İşleri’ne kadar bütün ekiplerimiz burada. Daha önemlisi, Acil Çözüm Ekibi’miz burada. Cebelibereket Okulu’na giren Osmaniyeli bir vatandaş, kendi belediyesine gelmiş gibi hizmet alsın istiyoruz. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin minyatürünü kuracağız’ demiştik, adım adım kuruyoruz. Biz, sadece İzmir olarak değil, Türkiye’nin her yerinden büyükşehir belediyelerinin temsilciliğini yapacağız. Bir yandan İzmir’in bütün gücünü, enerjisini taşıyacağız, bir yandan da burada Türkiye’nin her yerinden gelen destekleri koordine görevi üstlendik. Bir yandan mikroskopla İzmir’e bakmaya, bir yandan da teleskopla Türkiye’nin her yerinden Osmaniye’ye bakmaya devam edeceğiz.”

Osmaniye için barınma ve kırsal kalkınma olmak üzere çalışmaların iki ana koldan yürütüleceğini söyleyen Soyer, sözlerine şöyle devam etti:

“MART AYI BAŞINA KADAR 200 KONTEYNERLİK BİR KENT KURACAĞIZ”

“Birincisi, konut imalatı. Vatandaşların bin 700’ün üzerinde ağır hasarlı konutunun olduğunu biliyoruz. Yıkılan 250’nin üzerinde bina olduğunu biliyoruz. Biz, mart ayı başına kadar 200 konteynerlik bir kent kuracağız. Bu 200 konteyner, İzmir Büyükşehir Belediyesi atölyelerinde üretilmeye devam ediyor. Onların buraya naklini başlattık. Bir yandan da buraya getirdiğimiz arkadaşlarımızla montajını yapıyor olacağız. Böylelikle çok daha fazla konteyneri buraya getirmiş oluyoruz. Malum, bir TIR en fazla iki konteyner getirebiliyor. Ama biz, panel olarak burada montajını yaptığımızda 15-18 arası konteyneri bir seferde buraya getirmiş oluyoruz. Burada da maksimum 35 dakikada konteynerin montajını yapabiliyoruz. Mart ayı başından itibaren çadırlarda yaşayan vatandaşlarımızı daha donanımlı ve korunaklı konteynerlere yerleştirmeye başlayacağız.

“OSMANİYE’DE DE İZMİR’DEKİ ÜRETİCİYE SAĞLADIĞIMIZ İMKANLARI SAĞLAMAK İSTİYORUZ”

Kırsalda üretimi devam ettirmemiz gerekiyor. Kırsalda üretim devam etmezse hem Osmaniye’de bir gıda krizi yaşanabilir hem de kırsalda yaşayan vatandaşların göç edip şehirde işsiz ordusuna katılmaları söz konusu. Bizim İzmir’de ‘Başka Bir Tarım Mümkün’ çatısı altında yürüttüğümüz çalışmaları Osmaniye’ye taşımak istiyoruz. Osmaniye’de de İzmir’deki üreticiye sağladığımız imkanları sağlamak istiyoruz.

“KARDEŞLİK BAĞINI PEKİŞTİRMEMİZ, GÜÇLENDİRMEMİZ LAZIM”

Osmaniye’de kurduğumuz bu kardeşlik bağını sürdürmek istiyoruz. Bu kardeşlik bağını genişletmek ve Osmaniye’ye daha çok fayda getirecek bir noktaya taşımak istiyoruz. Biliyoruz ki Osmaniye’de vatandaşlarımızın mağduriyeti devam ettikçe İzmir’de bizim yüzümüzün gülmesi mümkün değil. Bu kardeşlik bağını pekiştirmemiz, güçlendirmemiz, birbirimize sahip çıkmaya devam etmemiz lazım. Biz, bu duygu ve düşüncelerle buradayız.”

Osmaniye’nin genel afet koordinasyonunu 11 büyükşehir belediyesi içinde İzmir’in üstlenmesine ilişkin de konuşan Soyer, sözlerini şöyle tamamladı:

“GENÇLER VİCDANIMIZIN SÖZLERİNİ DUYSUNLAR İSTİYORUZ”

“Bizi depremde AFAD, Osmaniye ile eşleştirmişti. Tabii tüm deprem bölgesine hizmet ulaştırmak için gayret ettik. Ama daha sonra bu hizmetin daha iyi bir koordinasyonla ulaşması için 11 büyükşehir belediye başkanı olarak aramızda bir iş birliği yapmaya karar verdik. O iş birliğinde ben, Osmaniye’yi istediğimi söyledim. Çünkü hem AFAD’ın baştaki eşleştirmesinin avantaj olacağını hem de buradaki arkadaşların aktardığı bilgilerle daha faydalı olabileceğimizi düşündüm. Biz bilerek, isteyerek ve kendi irademizle buradayız. Bugüne kadar gençler ihtiraslarımızın sözlerini duydular, bundan sonra vicdanımızın sözlerini duysunlar istiyoruz.”

Kaynak: ANKA / Güncel

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.